Konuşmak ne zaman çözüm olmuş? Kim uydurmuş?
Günler önce x kişi ile bir konuyu konuşmaya çalıştım. Önce beni bastırmayan çalışan cevapları, sonra sert bakışları ile neredeyse beni haklıyken haksız yapacaktı. Bu yüzden daha açık konuşmalıydım. Bunu tercih ettiğimde ise, yanımdan gitti. Düşünsenize ben orada konuşmaya çalışıyorum ama x kişi gidiyor. Bunun iki anlamı olabilir, ya haklıyım, ya çileden çıkarıyorum. Bence ikisi de.
Neyse konumuza dönelim.
Konuşmak gerçekten güzel bir faaliyet. Üstelik benim de en sevdiğim. Ama herkes benim gibi düşünmüyor. Mesela bazı insanlar sorun yaşadıklarında, çözüme ulaşmak için konuşmayıp kafa dinleyip kendine kalmayı tercih ediyor. Bazıları en ince ayrıntısına kadar düşünmeyi ve karşısındaki ile konuşmayı istiyor. Bazıları uzatmadan sadece bir soru sorması bir cevap alması çözümü bulmakta yeterli oluyor. Ve bazıları ise bu sorunları konu haline bile getirmeden, kendi içinde halletmesi sorunu ortadan kaldırıyor.
Istersem bu kişileri çoğaltabilirim ama şimdilik bu dört grup idare eder
-Birinci grup emekli albay tipleri; sorun görünce hemen köşesine çekilip düşünmek isteyen sonra da bunu kendi kafasında halledip konuyu kendi kendine kapatan insan. Sen kafanı dinleyince benim sorularım cevap bulacak mı? Tut ki sen kendince halletin sorunumuzu, e peki ya ben sen halledince halletmiş olmak zorunda mıyım? İkili sorunlar ikili çözülmesi sevgili albayım. Bunu unutmayın lütfen.
-İkinci grup insan tipi. Hatun tipi. Benim en bi sevdiğim. Bu grup insanlar sorunları en ince ayrıntıları ile konuşarak aslında onun ileriki dönemlerde tekrarlanmasını engellemiş oluyorlar. Hatta bu sayede taraflar açık konuşma fırsatı bulup ekstra rahatlayacağı için, sorun çözüldükten sonrası da bi o kadar keyifli olacaktır. Sen dünyanın en güzel insanısın ikinci grup. Ben seni çok seviyorum.
-Üçüncü grup hayatın en zekisi. Özetçi insan tipi. Analizci. Hayır tamam da sen karakter analizci gibi yaşıyor olabilirsin de ben o soruya doğru cevabı veremezsem? Tek soru soruyo, tek cevap bekliyorsun. Ee ama benim sana tüm olayı anlatmam lazımken nasıl bir cümle seçeyim. Hadi heyecanla bir cümle seçtim, ya kendimi tek cümle ile yanlış ifade edersem? Sonra kendime kızmak zorunda kalırsam. Hayır efendim, az ve öz konuşmak zeki insanların işi. Benim değil. Lütfen bu huyundan vazgeç ya da burayı terket.
– Dördüncü grup insan tipi. Derviş. Bunun üzerine yazmaya bile gerek yok. Adamlar aşmış. Uçmuş. Düşünsenize ona bir hata yapıyorsunuz, ne trip ne yüz asıklığı ne bi soru ne günlerce küslük. Bu insanlar eğer size kıymet veriyorsa, olayı kendi içinde halledip aradaki ilişkiye kattiyen zarar vermeden konuyu kapatıyorlar. Eğer sevmiyorlarsa da o zaman da kendilerini bununla meşgul etmeyi gerekli görmüyor ve hiç yaşanmamış sayıp hayata devam ediyorlar. Mükemmel hizmet.
Siz hangisisiniz bilmiyorum ama bence herkes Derviş tipi insan olursa çok güzel olur.
Dünya harika yaşanılır bir yer olur.
Of canım çekti he.
Sanırım ki ben derviş insan tipiyim yani 4 yıllık arkadaşıma bir kere 10 saniyelik trip atip 11. Saniye affetmistim tamam kanka kızdım ama geçti şimdi diye ajsjsh ismim polyanadir zaten benim yok yaa öyle demek istememistir ben şöyle demisimdir o öyle olmamıştır diye diye gecip gidiyo hayat?? vallahi trip atmak daha yorucu