Esma’ül Hüsnâ Serisi #37: Aliyy

Gönül Ayyıldız

Updated on:

 

Aliyy, “yükseklik ve yücelik” anlamlarına gelen “A’lâ” kökünden türetilmiş bir isimdir. Ve El-Aliyy, “Yüceliğinin eşi, benzeri ve dengi olmayan, her şeyden yüce” demektir. El-Aliyy ismi aynı zamanda diğer esmalarla birlikte kullanabilen bir sıfattır. Çünkü Allah kendi zatında da yücedir. Kudretinde, ilminde, hükmünde, iradesinde ve hakeza rahmetinde ulvi olandır. Ğaffar’dır, bağışlaması en yüce olandır. Rahman’dır, rahmeti en yüce olandır. Kahhar’dır, kahrı en yüce olandır. Her yüce, yücelmek için bir şeye muhtaç iken, El-Aliyy olan Allah; yüce oluşunda hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Özünde yüce olan ve tüm yüceliklerin kaynağı olan demektir. Yücelmek isteyen her insan sebepler dünyasına muhtaç iken Allah, El-Aliyy oluşu ile hiçbir şeye muhtaç olmaksızın ve hiçbir şeye dayanmaksızın yüce olandır.Bu isim Kur’an-ı Kerim’de 11 ayet-i kerimede karşımıza çıkar. Bunlardan bir tanesi Kur’an’ı, iki tanesi bazı peygamberlerin derecelerini vasfederken, kalan sekiz tanesi Allah’a isnatla (Kebir-Azim-Hakim isimleriyle birlikte) kullanılmıştır. Bu kullanımlar içerisinde en aşina olduğumuz Bakara Sûresi’nin 255. ayetinde yani Ayet’ül Kürsi’de şöyle buyrulmaktadır: “O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O’nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Göğü ve yeri gözetmek O’na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.” Bu ayet ile bize verilmek istenen ilk mesaj; Allah’ın nasıl eşsiz ve benzersiz bir yüceliğe sahip olduğunu anlamamız gerektiğidir. Esma’ül Hüsnâ âlimlerinin bazıları bu yüceliğin bir beşer tasavvuruyla anlaşılmaya açık olmadığını savunsa da, bazıları Aliyy isminin Kebir ismiyle birlikte kullanılmasına dikkat çekerek bu sonsuz yüceliğin bizi de kapsadığını hatırlatır. Bizi kapsayan şey bize yakındır, hatta bizimledir. Bizimle olan şey, her an, her saniye, her olayda hissedilebilir. Ne diyordu evliyalardan biri: “Aramakla bulunmaz lakin bulanlar arayanlardır.” Yani biz Rabbimizi görmek istersek, her şey zaten Allah’ın boyasıyla süslü. Biz Rabbimizi hissetmek istersek, etrafımız O’nun isim ve sıfatlarının tecellileriyle dolu. Bunu anladığımız zaman, acziyetimizi idrak edebilecek ve yeryüzünde kibir ile, isyan ile, ibadetsiz bir ömür ile yürümenin vicdan azabını duyacağız. Çünkü Aliyy olan Rabbimiz aynı zamanda Rahman’dır ve ne kadar kendisine sırt çevirseler de yüceliğini kullarına zulmetmek için kullanmaz.

Araştırma yaptığım kaynakların birinde “Subhane rabbiyel A’lâ”nın sırrından bahsediliyordu. Diğerinde A’lâ Sûresi’nin ilk ayetindeki emirden. Ve bir diğerinde insanın dünyada ne kadar alçak bir seviyede olduğundan. Tüm bu bilgileri kafamda derleyip topladığımda müthiş bir rahmetin ortasında hissettim kendimi. Bakın sizinle de paylaşayım;

Rabbimiz A’lâ Sûresi’nin ilk ayetinde  “A’lâ olan Rabbinin ismini tesbih et!” diyerek bu ismi tesbih etmeyi bizlere emretmiştir. Bu, O’na karşı şükran görevine davettir. Bu arada A’lâ ismi ile Aliyy ismi aynı kökten geldikleri için aralarında bir fark görülmemiştir, bazı kaynaklar El-A’lâ ismiyle “Her şeyden yüce” anlamını vermeyi uygun görürken, bazıları da bu anlamı El-Aliyy ismiyle vermektedir. Bizler, Kur’an’da iki türlü de kullanıldığı için, ikisini de kabul edelim inşaallah. Her neyse, dedik ki A’lâ ismini zikretmek Kur’an’da verilen emirlerden biridir. Ve ne yazık ki, birçoğumuz belki de bunu yeni öğreniyoruz. Fakat âlemlere rahmet Efendimiz’in (s.a.v.) izinde bir ömür sürmek bizi her zaman Rabbimize daha çok yakınlaştırdığı gibi bu olayda da bizi bir güzelliğin ortasına çekmiş oluyor. Fark etmeden de olsa, her gün kıldığımız beş vakit namaz, sünnete riayet ettiğimiz her secdede “Subhane rabbiyel A’lâ” diyerek bu emri yerine getirmiş oluyoruz. Ve secdedeyken, dünyadaki en aciz hallerimizden birini yaşıyoruz. Tüm varlıklardan daha aşağı bir seviyede, yerlerde bulunuyoruz. Fakat aynı zamanda biliyoruz ki, dünyada fiilî olarak en alçak görünen bu hal, Allah katında kulun bulunduğu en yüksek makamlardan biridir. Ve o makamı “Subhane rabbiyel A’lâ” zikriyle süsleyen her kul, Allah katında daha da yücelecektir. Bu Allah’ın A’lâ Sûresi’ndeki vaadidir. Çünkü bir kul, O’nu ne kadar anarsa o kadar yücelir. İnsanoğlu bu hakikatten ne kadar yoksun kalırsa o kadar alçalır ve esfele doğru yol alır. Birbiriyle bu kadar iç içe geçmiş tüm güzellikler adeta Rabbimizin El-Aliyy isminin tecellisidir. Hiç şüphesiz, El Aliyy olan Allah öyle yücedir ki, bizim en alçak dediğimiz seviyeleri bile bir kelimeyle yükseltir. Bir kelimeyle kulunu, yerlerden göklere çıkaran bir rahmet ile kuşatabilir. Elhamdulillah.

O halde, Rabbim tüm güzel isimlerinin hakkı için hepimize merhamet etsin ve günahlarımıza rağmen bize bu ilmi anlamayı/anlatmayı nasip etsin.

Sadakallahulazim!

Yorum yapın