Sürekli halde toplumdaki birçok insanın, genç bir hanım gördüklerinde ilk sorusunun “Var mı bir şeyler?” olduğuna şahit oluyorum. Ve karşınızdaki insan bir miktar patavatsızsa “Kızım hala mı yok bir şeyler?” sorusunu duymanız da mümkün. Bu şekilde gizli bir baskı altında yetişen kızların birçoğu evlilik yoluna girdiklerinde kendilerini dünyayı kurtarmış bir kahraman olarak görüyorlar.Haliyle eşleri de, onları bu kara büyüden kurtarmış diğer bir kahraman. Bu yüzden evine,eşine, sofrasına,halısına, odasına hatta peçetesine bile aşık hanımları yadırgamamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunu el birliğiyle biz yaptık.Bu yüzden yeni hayatlarındaki her bir materyali, kendilerini eksik hissettikleri o dönemden kurtaran büyük şeyler olarak görüyorlar. Bu yüzden onlara aşırı bağlılar ve yine bu yüzden de her fırsatta herkese göstermek istiyorlar. Çünkü toplum onlara bunu öğretti.Çünkü toplum lüks bir düğün, pahalı bir gelinlik, süslü bir ev ve şık bir masaya o kadar hayrandı ki, insanlar da bunları sergilemeyi maharet bildi. Velhasıl toplumu el birliğiyle gösteriş budalası ettik.Şimdi de ortaya çıkardığı tüm sonuçları sessizce izlemeye mahkumuz. Diğer yandan evliliği bir kurtuluş, bir popülarite, dünyalık bir yükseliş olarak görmeyen herkese saygı duymak gerektiğini düşünüyorum.Çünkü onlar böyle bir sosyal baskı içerisinden sağ salim çıkmayı başarabilmiş aklı başında insanlar. Ayrıca hayatlarındaki bu yeni ve özel durumu sakinliği, sadeliği ve mütevaziliği kaybetmeden duyurup, diğer tüm ayrıntıları kendilerine saklamaları da çok takdir edilesi.

Ezcümle; Dünyada sanki evlenmekten başka meselemiz yokmuş gibi davranmayı bir an önce sonlandırmamız gerek. Sanki tek konumuz, tek derdimiz, tek hedefimiz, tek gayemiz buymuş gibi dönüp dönüp aynı meseleye geliyoruz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da insanların kaderlerine ve imtihanlarına zerre saygımız yok. Sırf bu tavırlar yüzünden birçok hanım, bu tip durumların kader olduğu bilincini çoktan kaybedip depresyona girmiş durumda. Ne hakla?

Allah gerçekten herkese hayırlısını hayırla yaşama şuuru versin, sanırım o zaman gerisi hallolacak.

6 YORUMLAR

  1. gönül abla . . öncelikle bir genç olarak yazdığınız bu yazının içime su serptiğini belirtmek isterim .su gibi aziz olun inşallah. Bizler toplum olarak bahaneleri çok olan insanlarız başarısızlıklarımızı hayat tarzımızı yolumuzu Kur’an ve sünnet çizgisinden değilde ” herkes böyle yapıyor , herkes böyle evleniyor , hangi devirde yaşıyoruz … ” gibi katılaşmış batıl düşüncelerin izinden sürdürüyoruz. Maalesef bunların ardı arkası kesilmiyor . Allah hepimize bu çetin ve güzel yolda yardım etsin inşallah siz ve sizin gibi düşünen insanları çoğaltsın.Evlilik hakkında daha çok yazılarınızı bekliyor olacağız… SELAMETLE

  2. Evlendikten sonra da çocuk yok mu sorusu, hadi ne zaman yapacaksınız gibi hadsizce devam ediyor baskılar. İnsanlar biraz silkinip kendine gelse ve Allah’ın takdirini bu kadar göz ardı etmeden yaşasa ne kadar güzel olacak. Çok güzel bir noktaya değinmişsiniz. Başarılarınızın devamını diliyorum.

  3. Selamunaleyküm gönül kardeşim. Şu yazının her bir kelimesine ve hatta her bir harfine katılıyorum. Şu dönemlerde evlen baskısını yaşamamış olsamda gösteriş konusunu zirvelere kadar yaşamak mecburiyetinde kalıyorum. Gösteriş dediğimde öyle herşeyin lüksü değil ama ailem karşı tarafı maddi anlamda fazlasıyla yoracak şeyler istemekten bıkmadı. Sırf bu maddiyat yüzünden hiçbir hareket alamıyoruz henüz söz bile kesilmiş değil ama istekler havada uçuşuyor. Diğer yazıdınızda ki hikaye gibi başkalarını memnun etmek veya vicdanı dinlemek… Allah cümlenizden razı olsun içimi döktüm burayada hakkınızı helal edin. Selam ve dua ile…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here